Doç. Dr. Gökmen ÖZTÜRK | Obezite Tedavisi Seçeneklerini Anlatıyor

[00:00:09.24] Spiker: TGRT EU ekranlarından sağlıklı günler sevgili izleyiciler. Doktorlar Konuşuyor programı ile karşınızdayız. Bu gün sizlere çağımızın hastalığı olan obeziteyi konuşacağız ve obezitede son yıllarda sıklıkla duyduğumuz bir kavram olan obezite cerrahisini konuşacağız. Diyetlerden, sporlardan ya da yeme kontrolünü yapamayanların, maalesef kilo almaya meyilli oldukları için ve kilo vermekte zorlandıkları, bu yüzden de obezite cerrahisinin uygulanmış olduğu adaylardan bahsedeceğiz. Uygun adaylar kimlerdir, ameliyat nasıl yapılır, sonrasında nelere dikkat etmek gerekir. İşte tüm bu soruların cevaplarını bulmak için, bu gün aramızda çok değerli bir konuğumuz olacak. Kendisi Meden Live Sağlık Grubu’ndan genel cerrahi uzmanı Dr. Gökmen Öztürk bizler ile birlikte olacak. Ben hemen hocam adönmek istiyorum. Öncelikle hoşgeldiniz hocam, nasılsınız?

[00:00:55.21] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Hoşbulduk, teşekkür ederim siz nasılsınız?

[00:00:57.24] Spiker: Bizler de iyiyiz, sizleri gördük daha iyi olduk hocam.

[00:01:00.04] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Çok sağolun.

[00:01:00.21] Spiker: Hocam bu gün çok önemli konulardan birisini aslında ele alacağız. Obeziteyi konuşacağız. Çağımızın hastalığı diyoruz. Artık spor da yapsak bizden o kilolar gitmiyor, diyetlerle de gitmiyor. Hocam, kimdir, obez kime denir aslında?

[00:01:13.00] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Obezite çok önemli bir problem. Yani her gün işte medyada çok sayıda bu konu ile ilgili yazılar çıkıyor, obezitenin insana getirdiği hastalıklar, obeziteye bağlı hastalıklar, obeziteye bağlı hastalıklardan dünyada kaç kişi hayatını kaybediyor…. Mesela bir araştırma yapılmış, dünyada ortalama 6 milyon kişi sigara içimine bağlı hastalıklardan dolayı vefat ediyor. Aynı şekilde 4 milyon kişi kadar da obezite ve obeziteye bağlı sebeplerden dolayı hayatını kaybediyor. Obezite de aynı sigara gibi tehlikeli bir durum. Şimdi obezitenin ne demek olduğu ile ilgili tıbbi olarak bir literatür var. Burada dikkat edilmesi gerekli olan iki nokta var. Bunlardan bir tanesi vücut kitle indeksi diye adlandırılan, body mass indexi denilen vücut kitle indeksi. Bu vücut kitle indeksi de hastanın kilosunu, boyunun karesine böldüğümüzde elde ettiğimiz sonuç. Bu skalaya göre body mass indexi, vücut kitle indeksi 25 üzerinde olanlar hafif kilolu olarak değerlendiriliyor. İndeksteki sayı, rakam yukarıya doğru ilerledikçe obezite ilerlemiş oluyor. Ameliyat edilebilir, ameliyat tercihini kullanabilir hasta skalasına giren body mass indexi bizim için alt sınırı 35. 35 ve üzerinde olan ve yandaş hastalıkları olan, nedir bunlar mesela hipertansiyon, metobolik sendrom, şeker gibi problemleri olan hastalar ameliyat için uygun hasta grubu içerisine giriyorlar. Obezite cerrahisi deyince, yani ben işte nasıl olsa cerrahi olarak bir işlem yaptırarak bu işten kurtulabilirim mantığı insanların beynine yerleşince, o zaman tabi insanlar tercih olarak hemen öncelik olarak bunu almaya çalışıyorlar. Ama bu konuda da sanki haklılar, çünkü yapılan araştırmalarda görülmüş ki insanlar diyetle ve spor gibi çeşitli aktiviteler ile…

[00:03:20.09] Spiker: Belli bir süre sonra alıyoruz hocam…

[00:03:22.20] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Ancak gerçekten sağlıklı kiloya ulaşma ihtimalleri %3 kadar falan. Hele böyle işte şekerin çok tüketildiği, hazır gıdaların çok tüketildiği, posasız gıdaların çok tüketildiği, hareketliliğin çok az oldu durumlar da üst üste eklenince o zaman obezite kaçınılmaz bir hale geliyor ve hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Obezitenin nedenleri konusunda çok fazla miktarda çalışma ve bu konu ile ilgili yapılmış olan çok deney sonucunda obezitenin multi faktöriyel olduğu ortaya çıkmış. Yani çok farklı farklı sebepler var. Ailesel faktörler var, genetik faktörler var, ondan sonra beslenme alışkanlıkları var. Mesela obez bir ikizin ifadesi şöyle, annem bizi küçük yaşta bebe sandalyesine oturtup kendi işlerine devam edebilmek için önümüze sürekli yiyebileceğimiz bir şeyler koyuyordu ve biz onları sürekli tüketiyorduk ve sonrasında da böyle bir durumla karşılaştık. Yani anne kendisini rahat ettirmek için çocuğuna…

[00:04:32.11] Spiker: Türk toplumumuzda vardır hocam değil mi zaten. Onu yemezsen arkadan ağlar.

[00:04:35.24] Doç. Dr. Gökmen Öztürk:  Önüne televizyon koyup, önüne yiyebileceği krakerleri, şunları bunları falan filan koyunca… Tabi küçük yaştan itibaren beslenme alışkanlığı ile ilgili böyle kafada, alt beyinde oluşan bir alışkanlık profili oluşunca bilinç altına yerleşince bundan kurtulması çok zor oluyor. İnsanlar bir süre sonra eğer o obezite ile ilgili o sınırı aştıktan sonra zaten şöyle oluyor. Artık benden bundan sonra bir şey olmaz, ben bundan sonra bir şey yapamam. Obezler ile normal insanlar ile ilgili bir çalışma yapmışlar, bir gruba obezleri alıyorlar, diğer gruba da normal insanları. Mesela obez bir kişiye soruyorlar 5 km neresidir, diyor ki şurası. Her seferinde bakıyorlar ki obezlerin 5 km diye gösterdikleri yer normal kilolulardan en az iki kat daha uzakta. Çünkü obez bir insan bir süre sonra bilinç altında her şeyi büyütmeye başlıyor, bu da onun gibi. Ben kilo veremem, ben hareket edemem falan filan. Tabi bir noktadan sonra zaten bunu sağlamak çok zor. Düşünsenize mesela elinize iki tane 5 kiloluk pazar poşetini alın onunla bir 5 km yürüyün. Ne kadar çok farklı olduğunu anlayacaksınız yani. Bazal metabolizma hızı diye bir tabir var. Bazal metabolizma hızı şu demek, bir insanın boyu ve kilosu ile ilgili bir hesaplama bu ve yaşı ile ilgili bir hesaplama. Bir insan hiç bir şey yapmasa, sabahtan akşama kadar otursa, 80 kilo ağırlığında, 1,80 boyunda bir erkeğin bazal metabolizma hızı 1680 kilo kalori. Bu ne demek, bu kişinin organlarının çalışabilmesi için 1680 kilo kalori alması gerekli bu kişinin. Şimdi şöyle düşünün uzun mesafe koşuları da yapıyorum ara sıra ben, mesela en son işte baya oldu, baya uzun bir mesafe 2 saate yakın bir koşu performansından sonra saatte gösterilen kalori 2000 kaloriydi. Yani 2000 kalori yakmışım o süre zarfında. Şimdi 2000 kalori ne demek, şu demek, 2 bardak Coca Cola demek. Yani aldığınız kalori şeye benziyor, arabaya ne kadar çok benzin koyarsak o kadar çok gidebiliriz, ne kadar az koyarsak o kadar… Biz şimdi ne kadar çok ağızdan gıda alırsak, kalori alırsak, onlar bir sür sonra ne oluyor, bir de insan vücudu çok garip, mesela siz şimdi diyet deyince insanların aklına hep şu geliyor, ben az yersem, çok az yersem o zaman kilo veririm, hayır öyle bir şey de yok, çünkü beynimiz o kadar akıllı ki, mesela şöyle düşünüyor, bu kişi sadece akşam yiyor, demek ki açlık ile karşı karşı kalıyor gün boyunca, aldığınız her gıda direk yağa dönüşüyor. Biz zannediyoruz ki az kalori alırsak daha az kilo alırız, hayır öyle bir şey yok, çünkü o aldığımız gıda yakmak için de bağırsaklarımız çalışıyor, o sırada da biz kalori harcıyoruz. Bir sabah kahvaltısının insanda harcattığı kalori 450 kilo kalori kadar. Yani bir sabah kahvaltısı. Onu sindirmemiz için bağırsaklarımızın çalışması gerekiyor. Şimdi bütün bunların tamamı normalde anlatılan standart şeyler. Ama iş öbür tarafa gelince, obezite tarafına gelince o zaman o kalori miktarları çok artıyor. Şimdi biz bunu halledebiliriz yoluna gidildiğinde, endokrinciler, yani iç hastalıkların endokrin bölümleri, kişide şeker hastalığı var mı, hipotiroidi var mı, tiroit bezlerinin fonksiyonları az çalışıyor mu falan gibi şeklinde araştırmalar yaparak, kişilerin kilo verebilmelerini sağlamak amacı ile onlara belli diyetler vererek belli zamanlarda kilo kontrollerini sağlamak için bazı şeyler yapılıyor. Hatta bu konuda biliyorsunuz Amerika’da sürekli ilaç geliştirilmeye çalışılıyor, onların tamamı merkezi sinir sisteminden sizin açlık duygunuzu ortana kaldırmak amacı ile yapılan şeyler. Ama tabi onların bir sürü yan etkisi var, kardiyak yan etkileri, o yüzden o ilaçların bir sürüsü kaldırıldı. Şu anda mesela internette satılan o konu ile ilgili, gayrı resmi satılan bir sürü ilaç var, o kadar çok yan etkisi var ki, biliyoruz yani hayatını kaybeden insanlar da var, böyle bir durum olduğunda da Batı’da da demişler ki biz ne yapabiliriz, 1988 yılında Japon’lar midenin bir kısmında bir hormon tespit ediyorlar, ghrelin denen bir hormon. Ghrelin, açlık duygusu uyandıran hormon. Yani midemizin kazınmasını sağlayan hormon. Birinci şey bu. İkincisi, eğer biz hastanın mideni küçültürsek, mesela mide kanseri olan hastaların midesini küçültüyoruz, küçülttüğümüz zaman görüyoruz ki o hastalar zayıflıyorlar. Demişler ki, demek ki o zaman hem biz hastanın midesini küçültürsek ve o bölgeyi de çıkartırsak hasta da hem açlık duygusunu ortadan kaldırmış oluruz hem de bir seferde alabileceği gıda miktarını küçültmüş oluruz. Obezite cerrahisi ile ilgili işlemler başlamış. Bunlardan sıklıkla yapılanı, tüp mide ameliyatı diye adlandırılan..

[00:09:52.03] Spiker: Hocam peki size gelen hastalarda nasıl bir yol izliyorsunuz? Size obezli bir hastanız geldi…

[00:09:57.06] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Şimdi obez bir hasta geldiğinde zaten şimdi şöyle, artık o kadar bu Türkiye’de yaygın bir hale geldi ki bana gelen hasta daha önce 5-6 kişiye daha gitmiş oluyor, o konuda fikir sahibi olmuş oluyor. Çünkü obezite cerrahisi gerçekten basit bir cerrahi değil. Yaklaşık 30-35 cm’lik bir bölgeyi kesip atıyorsunuz. O bölgeyi kesmek için kullanılan bazı malzemeler var ve o malzemeleri kullanarak yapıyorsunuz bu işi. Takibinde bazen o dikiş hatlarından kaçaklar oluyor falan filan, işte ölümler oluyor, kafalar iyice karışıyor. Konsey kararında eğer derse ki evet bu hastaya obezite cerrahisi uygulanabilir derse biz hastaya diyoruz ki, size obezite cerrahisi uygulayabiliriz.

[00:10:37.03] Spiker: Hocam özellikle de sizin bir çok yapmış olduğunuz ameliyatlar var, çok da başarılı olduğunuz ameliyatlar ve bunlardan üç tanesi en uygun yöntem olarak kullanmış olduğunuz hangileridir? Biraz ameliyatlardan da bahsedebilir miyiz? Hastaya göre değişiyor mu?

[00:10:51.06] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Obezite cerrahisinde amaç şu, alınan gıdanın kolay emilebilirliğini azaltmaya yönelik yapılan işlemler. Bunlara baypas işlemleri deniyor. İkincisi, alınan gıda hacmini azaltmaya yönelik yöntemler var, bunlardan bir tanesi tüp mide ameliyatı. Şimdi yurt dışında, mesela Amerika’da [00:11:13.12] ??, çünkü onların obezleri bizden çok daha yüksek. Yani ortalama mesela bizim burada gördüğümüz body mass indexi en yüksek hasta, 48-49-50. Amerika’da 50, en alt sınır.  55-60, yani 300 kilo 350 kilo. O yüzden orada genelde, bizim burada standart yaptığımız tüp mide ameliyatını orada başlangıç ameliyatı olarak yapıyorlar. Hasta bir süre sonra kilo veriyor ondan sonra baypasa geçiyorlar. Baypas ameliyatına döndürüyorlar. Baypas ameliyatındaki espri de şu, hastanın aldığı gıdanın emilebilir yüzeyini azaltmak. Normalde ince bağırsağın toplam uzunluğu 4 metre, biz 2,5 metresini pas geçersek eğer geri alan 2,5 metresine birleştirirsek midesini ve midesini de küçültürsek o zaman aldığı gıda 2,5 metreyi pas geçeceği için daha az emilmiş oluyor. Daha ez emilmiş olduğu için de daha az kilo verebiliyor. Yiyor ama kilo verebiliyor.  Hasta seçiminde hastanın gıdaları tüketmekteki, mesela çok yemek yiyen birisi mi, yoksa çok şeker tüketen birisi mi mesela? Biz genelde hastanın o genel kondisyonlarına bakarak ona en uygun olana ameliyatı tercih ediyoruz. 

[00:12:28.28] Spiker: Nedir hocam?

[00:12:29.25] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Sıklıkla yaptığımız tüp mide ameliyatı. Standart yapılan ameliyat bu. Ama hastanın şeker hastalığı varsa, transit bipartisyon denen değişik başka bir ameliyat yapıyoruz. İnce bağırsağı ile midesini birleştiriyoruz. Bu da seçenekler arasında. Bu seçenekleri tamamen hastaya göre belirliyoruz biz. Hastaların seçimindeki kriterlerimizin en önemlisi şu, hastaya en uygun ne yapılabilir, ne yapılmalı. Telefon açıyor hasta boyum şu kadar kilom şu kadar, kaç body mass indexi 32, daha önce hiç diyet denediniz mi, evet hocam 1-2 defa diyet denedim ameliyat olmak istiyorum. Uygun değilsiniz ameliyata, diyoruz hastaya. Ne yapacağım ben peki, o zaman bir seçenek var mesela, mide balonu kullandırıyoruz hastaya. Mide balonu da o demin söylediğim gibi mide hacmini küçültmek amacı ile kullanılan bir yöntem.

[00:13:17.22] Spiker: Aslında çok kolay bir yöntem değil mi hocam?

[00:13:19.02] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Endoskopik olarak yapılıyor. Hasta uyur gibi oluyor. O sırada balonu midesine yerleştiriyoruz ve balonun 500 ile 700 ml arasında…

[00:13:28.25] Spiker: Hastaya göre değişiyor mu hocam yoksa kiloya göre mi?

[00:13:31.04] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Boya ve kilosuna göre değişiyor. Çünkü mide hacmi değişiyor yani. Bazı hastaların mesela midesinin aşağıdan yukarıya uzunluğu 40 cm oluyor, bazısının 35 cm oluyor gibi. Yani mide iç hacminin boy ve kiloya göre durumu farklı olduğu için…. Hastaya mide balonu takıyoruz. 6 aylık ve 1 yıllık mide balonları var şu anlık kullanılan. Hasta mesela 6 ay boyunca o mide balonunu taşıyor kendisinde. Ne sağlıyor bu, erken doymasını sağlıyor hastanın. Hasta erken doyuyor. 

[00:14:01.09] Spiker: Acıkmasını aslında biraz da engelliyor?

[00:14:04.10] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Evet. Mesela bir oturuşta 3 tabak yemek yiyemiyor da bir tabak yiyebiliyor. Çünkü doygunluk hissediyor balon midede durduğu için. Ne oluyor bu, hastaya biraz iradesini kuvvetlendiriyor bu iş aynı zamanda, çünkü diyet de yapıyor bu işlem sırasında devamında, kilo veriyor. İnsanlar kilo verdiklerini gördükçe mutlu oluyorlar. Mide balonu da bunu sağlıyor. 1 yıla kadar kullanılabilen balonlar var. 

[00:14:33.15] Spiker: Herkeste yapılabiliyor mu?

[00:14:34.27] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Yapılabiliyor. 1 yılın sonunda da balon aynı endoskopik işlem ile çıkartılabiliyor. Güvenli balon bunlar. Batı’da da çok fazla miktarda kullanılıyor. 

[00:14:45.25] Spiker: Peki çıkartıldıktan sonra hocam tekrar hasta alabiliyor mu?

[00:14:48.14] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Şöyle, midenin hacmi biraz…

[00:14:50.12] Spiker: Aslında o, mideyi terbiye ediyor değil mi?

[00:14:51.29] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Evet terbiye etmiş oluyoruz, mideyi biraz küçültmüş oluyoruz o gıda alımının da azalması ile, hem mide küçülmüş oluyor hem gıda alımı da azalmış oluyor. İkisi birbiri ile birleşince hastanın kilo vermesi, beyin olarak da buna adapte olduğu için devamında da dikkat ediyor kilo almamak için. Korkuyor artık. Sonra mesela farzedin ki yine bir süre sonra kilo aldı. Tekrar balon koydurabilir. Hiç bir sıkıntısı yok. Bu mesela ameliyatsız kilo verme seçeneklerinden bir tanesi. Eğer vücut kitle indeksi ameliyat olmaya uygun bir hasta değil ise ve diyet yapıyorsa ve diyet yapmakta sıkıntılar çekiyorsa, yeme konusunda birazcık problemleri varsa seçenek olarak mide balonu kullanabilir.

[00:15:37.29] Spiker: Hocam dilerseniz yavaş yavaş programımızın sonuna gidiyoruz ama ben hemen şunu sormak istiyorum. Size Meden Live’nin sitesinden bahsedelim.

[00:15:46.02] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Şimdi şöyle, Meden Live, Türkiye’de ilk defa böyle bir uygulama getirmek istiyor. Şöyle, şimdi normalde doktor sitelerinin çoğunda doktorlar hakkında klasik bilgileri var, biyografileri var ve doktorların ne iş yaptığı, nereden mezun olduğu falan ya da doktorun kendine ait siteleri var. Meden Live de şöyle bir şey yapmak istemiş, güvenilir işinde tecrübeli, yıllardır bu işin içerisinde olan doktorları kendi sistemi içerisine dahil ediyor, hastalara doktorlara kolay ulaşmasını sağlıyor, ameliyat gerekiyorsa ameliyat gerektiren bir branş ise estetik cerrahiden, beyin cerrahisine kadar, genel cerrahiden ortopedik cerrahiye kadar bütün branşlardaki güvenilir hekimler ile hastayı karşılaştırıyor, hastayı doktora götürüyor ve ondan sonra hastanın hastane seçmesini, hangi hastaneyi seçmek istiyorsa o hastane ile görüşmeler yapılıyor…

[00:16:41.21] Spiker: Peki site üzerinden yazışma yapabiliyor mu hocam hasta?

[00:16:43.26] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Tabi yazışma yapılabiliyor. Direk hekim ile irtibata geçiyor oradaki arkadaşlar. Bu şöyle bir şey sağlıyor. Şimdi doktorluk mesleği güvene dayalı bir meslek. Biz şimdi hastaların oluşabilecek risklerin tamamını kendi sırtımıza alarak ya da arkaya alarak hastaya sağlığını vermeye çalışıyoruz. O yüzden güvene dayalı bir sistem olduğu için eğer güvene dayalı sistem içerisindeki hekimler kendilerini bir şekilde ispat ettiler ise  o zaman hasta için de bu çok iyi bir şey oluyor. Ben mesela arıyorum beyin cerrahı, sitenin içerisine giriyorum bakıyorum, doktor bey bu kadar ameliyat yapmış, hastaları ile şöyle görüşler var falan filan gibi ve onun ötesinde sadece bilgi…

[00:17:32.15] Spiker: Hastaların yapmış olduğu yorumları da görebiliyoruz değil mi hocam?

[00:17:34.13] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Tabi görebiliyorsunuz. Sadece o değil onun ötesinde bu hekim ile birebir görüşebiliyorsunuz. Ondan sonra soruşturabiliyorsunuz. Zaten soruşturmadan bu işi yapmamak gerekir, özellikle ameliyat olacaksanız. 

[00:17:47.29] Spiker: Gayet de güzel ve başarılı bir yöntem aslında değil mi hocam?

[00:17:49.13] Doç. Dr. Gökmen Öztürk: Evet.

[00:17:50.14] Spiker: Çok teşekkür ederiz hocam, vermiş olduğunuz değerli bilgilerden dolayı.

Meden Live TV’nin bu programını beğendiyseniz, buna benzer yayınları daha sık görerek Meden Live Sağlık Grubu doktorlarının, yaşam standartlarınızı düzenlemesine yardımcı olmak için ip uçları, tıp dilinden uzak ve anlaşılır önerileri ile bilgi alabilmek için videomuzu beğenmeyi ve Meden Live TV’ye abone olmayı unutmayın.

Bir cevap yazın

Buraya yazacağınız E-Posta adresiniz herkese açık yayımlanmayacaktır. Required fields are marked *

Arama

+

DOKTORUNUZA ÜCRETSİZ MUAYENE

HEMEN Formu doldurun!

OLABİLECEĞİNİZİ BİLİYOR MUYDUNUZ?

Randevunuzu oluşturmak için arayalım!

Content Protection by DMCA.com